| İstanbul'da Başbakan'ın rektörlerle toplantısını protesto eden öğrencilerle polis arasında yaşanan olayları değerlendiren Bülent Arınç "Bu ellerindeki silah ve şiddet unsuru taşımayan göstericilere karşı bir aşırı güç kullanımı olmuştur benim tespitime göre" dedi. Öğrencilerin AKP'yi protesto gösterilerinde karşılaştığı şiddeti değerlendiren Bülent Arınç, 19 yaşındaki kadın öğrencinin eylemde polisten gördüğü şiddet nedeniyle bebeğini düşürdüğünün hatırlatılması üzerine daha önce yaralanma, ölüm ya da sakat kalma ile sonuçlanan bazı olaylar karşısında da polisler hakkında davaların açılabildiğini söyledi. Suç teşkil eden bir eylemin yapılması halinde şikayetle ya da kamu yararı görüldüğünde savcıların dava açabildiğini ve olayın sorumlularının suçlanmasının yargı kararıyla mahkum edilmesinin mümkün olabildiğini anlatan Arınç, bu suça ortak olan sorumluların bulunması gerektiğini söyledi. "Masum bir gösteriydi" "Hamile bir kadının eylemde ne işi var?" tepkilerini de yorumlayan Arınç, "Şöyle bir düşünce de olabilir; madem bir çocuk taşıyordun, hamile olduğunu da biliyordun, ne işin vardı bu gösterinin içinde? Bu gösteriye katılan kadının masum bir gösteri yapmak amacını taşıdığını peşinen kabul etmeliyiz. Ama bunun aksine bir eylem olsaydı, yani ellerindeki delici, kesici silahlarla polise karşı veya hedef aldıkları kişilere karşı bir eylem yapsaydı, 'Sen şu hamile halinle şu karnındaki çocuğu düşünmen gerekirdi' diyenler de mutlaka çıkabilirdi" dedi. "Öğrencilere aşırı güç kullanıldı" Ellerindeki silah ve şiddet unsuru taşımayan öğrencilere karşı aşırı güç kullanımı olduğunu tespit ettiğini söyleyen Arınç, "Bu aşırı güç kullanımında polis neden tahrik olmuştur, neye karşı böyle aşırı şiddet kullanmıştır, bunun bir izah edilmesi gerekir. Ama buna bakarak bence herkesin bu eylemler karşısında ne olduğunu da düşünmesi lazım. Bazen bırakın polisi ve gösteri yapan insanları çevredeki esnaf bile bu işin içine karışıyor. Çünkü eylem sebebiyle dükkanlar, iş yerleri zarar görüyor, otobüsler hareket edemez hale geliyor otobüsteki insanlar mağdur olabiliyor ve çevrede taşlar camlar kırılabiliyor... Ve hatta eline sopa alan esnafın bile 'Sizin yüzünüzden bu işler başımıza geliyor' dediğini de görüyoruz. Yani kanuni çizgiler içindeki toplantı ve gösteri yürüyüşlerine her türlü müsamaha sağlanmalı. Fakat bunun dışına çıkanların da şiddet kullanmadan protesto eylemini belki engellemeye çalışmalı" ifadelerini kullandı. (ANKA) |